Başakşehir Anaokulu Öğretmeni İlanı

İlan Tarihi : 31.10.2013
Şehir – İlçe : İstanbul – Avrupa – Başakşehir
Sektör – Bölüm – Pozisyon : Eğitim – Çocuk Gelişimi – Öğretmen
Çalışma Şekli : Tam Zamanlı (Full Time)
Cinsiyet : Kadın

İlan Detayları;

İSTANBUL AVRUPA YAKASINDA BULUNAN BAHÇEŞEHİR de ki anaokulumuzda çalıştırılmak üzere:
1- Almanca bilen ( Almanya’da eğitim görmüş olabilir)
2- Çocuk gelişimi eğitimi mezunu (lise,önlisans,lisans)
3- 3 yaş grubuyla çalışabilecek

Not: Başvurularımız online kabul edilecektir. Başvurularınızı info@sanatcicocuklarkralligi.com adresine mail olarak gönderebilirsiniz.

İlanı Ekleyen : Sanatçı Çocuklar Krallığı

anaokulu-baslama

Çocuk Psikolojisi uzmanınızı seçerken nelere dikkat etmelisiniz?

Çocuk Psikolojisi uzmanınızı (Çocuk Psikoloğunu) seçerken nelere dikkat etmelisiniz?

1. İyi bir çocuk psikolojisi uzmanı olmak için Psikoloji veya Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik alanından dört senelik lisans programından mezun olması ve bu alanda mezun olduktan sonra psikoloji, çocuk psikolojisi ve gelişimi alanında yüksek lisans ve Doktora yapmış olması önemlidir. Bunun yanı sıra sadece çocuklarla çalışıyor olması ve çocuk alanında eğitimler almaya devam etmesi önemlidir.

pembemavisimanaokulu

2. Pedagog olduğunu beyan eden uzman ise Pedagog unvanı gerçekten var mı yani Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümü mezunumu yoksa çocuk gelişimi ve eğitimi bölümü, anaokulu öğretmenliği bölümü veya okul öncesi öğretmenliği bölümü gibi sadece anaokulu öğretmeni yetiştiren dört senelik lisans bölümlerinden mezun olan bir anaokulu öğretmenimi dikkat edin.

Bu günlerde pedagog çocuk psikoloğu gibi algılandığı için çocuk eğitimcileri yani anaokulu öğretmenlerinde pedagog unvanı kullanmaları çok popüler oldu. Ama pedagog unvanı ile çocuk psikoloğu yaparak suistimal ediyorlar. Öncelikle anaokulu öğretmenleri pedagog unvanı alamazlar. Bu unvanı almaları için sadece Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü mezunu olmaları veya dört senelik bu lisans bölümünü tekrar okumaları gerekmektedir. Bir anaokulu öğretmeni Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümünde veya Psikolojide Bölümünde Yüksek Lisans yapsa da bu unvanı alamaz. Bu unvanı almanın tek yolu Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümünde dört senelik lisans programını tekrar okumaktır. Zaten bu unvanı alan pedagog da çocuk psikolojisi uzmanı (çocuk Psikoloğu) diyemeyiz. Psikoloji alanında eğitimlerine devam etmesi ve çocuklarla çalışması gerekir.

3. Eğer gerçekten Psikolojik Rehberlik ve Danışmanlık bölümü mezunu ise ve pedagog unvanı varsa sadece pedagog mu yoksa pedagog olarak çocuk psikolojisi alanında kendini yetiştirmiş, bu eğitimine ek olarak psikoloji alanında Yüksek Lisans ve Doktora yapmış, oyun terapisi eğitimleri ve süpervizyonlarını almış mı kontrol edin.

Sadece pedagog unvanı varsa ve çocuk alanından kendini yetiştirmediyse ve üstelik eğitimi yokken birçok alanda kendini yetişkin psikoloji danışmanı, konuşma terapisti, aile terapisti, yetişkin psikoterapisti gibi unvanları kullanıyorsa dikkat edin.

4. İnternette kendini birçok alanda uzman gösteren, sertifikaları ve diplomaları gerçek olmayan uzmanlara dikkat edin. Herkes kendini pedagog, çocuk psikoloğu uzmanı olarak tanıtabilir. Hatta adlarına internet adresi alabilir, bu adreslerle google da reklam vererek internet aramalarında ilk sıralara yerleşebilir, hatta birçok sağlık, aile ve eğitim sitelerinde köşe yazarı olarak yer alabilirler. Bu durumlar sizi aldatmasın. Çünkü ne gazete muhabirleri, ne Televizyondaki konuk koordinatörleri, ne de internet sitelerindeki editörler bu uzmanların belgelerini araştırmıyor. Bu kişiler kendini internette nasıl tanıtıyorsa herkes gerçek sanıyor ve röportaj yapıyor, TV programlarına konuk ediyor, sitelerde yazılar yazmalarına izin veriyorlar.

ozelanakentanaokullari

Hatta bazı doktor ve uzman sitelerine pedagog, çocuk psikoloğu olarak kaydoluyorlar. Bu siteler kesinlikle diplomalarını sormuyor. Hatta böylece pedagog, çocuk psikoloğu unvanları meşrulaşıyor. Maalesef Türkiye’de internet denetlenmektedir. Herkes istediği unvanı yazarak site açabiliyor. Bunları kontrol eden bir yetkili kurum yok. Bu durum bu mesleği etik kurallar içinde yapan gerçek uzmanlar tarafından fark edilse bile bu kişilerin internette reklam vermesini, internette bu unvanı kullanmasına engel olacak bir yetkili kurum yok. Bu nedenle çocuğunuzu götüreceğiniz uzmanı dikkatli araştırmalısınız.

5. Bu nedenle lütfen internetteki bilgilere güvenmeyin. Ofislerine gittiğinizde uzmanın diplomalarının duvarda asılı olduğuna ve sahte olmadığına dikkat edin. Bunları yapmanıza bile gerek olmayabiliyor eğer randevu almadan önce Cv’lerinde zaten Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü mezun olmadıkları anaokulu öğretmenliği bölümlerinden mezun oldukları yazıyorsa. Buna rağmen pedagog unvanını kullanabiliyorlar. Üstelik pedagog unvanını çocuk psikoloğu anlamında kullanıyorlar. Diğer taraftan cv de yanlış bilgi verenler de var. Bu nedenle diplomalarını sormanız önemlidir.

Lütfen çocuk psikolojisi uzmanınızı özenle seçin. Çünkü bu yetişin psikolojisi değil, çocuk ruh sağlığıdır. Çocukluk döneminde doğru bir tedavi programı uygulanmadığında gelecekte ciddi problemlere neden olabilir. Çocuklar istismara açıktır. Yanlış bir müdahalenin yapılmasının telafisi pek mümkün değildir. Bu nedenle çocuğunuzun ruh sağlığını tehlikeye atmayın ve gerçek çocuk psikolojisi uzmanı yani Türkiye’de yanlış algılanan adıyla gerçek Pedagog, çocuk psikoloğu bulun.

Çocuğunuzu doğru çocuk psikolojisi uzmanına götürmeniz dileğiyle,

Uzman Pedagog Sevil Yavuz

Çocuk, Ergen, Aile Psikolojisi Uzmanı

Oyun Terapisti, Öğretim Görevlisi

Çocuğunu ilk kez okula göndereceklere tavsiyeler

Eğitim – öğretim yılı anaokulu ve ilkokul birinci sınıflar için başlıyor. İlk kez öğrenci olacaklar için farklı bir heyecan yoğunluğu yaşanıyor. Aileler ise çocuklarının yeni bir ortama ısındırılması için çaba içerisine girdiler. Türkiye’nin kitap, kırtasiye ve teknoloji perakende zinciri NT’nin uzmanları, özellikle yeni okula başlayacaklar çok önemli tavsiyelerde bulundu.

anaokulu-baslama

İlk kez okula başlayacaklara özel öneriler
Anaokulları ve ilkokul birinci sınıf ile artık eğitim-öğretim hayatı başlarken uzmanlar aileleri uyarıyor. Okul yaşamının ilk adımını atarken çocuklar farklı tepkiler geliştirebiliyorlar. Eğitim maratonunun ilk basamağı sayılan bu güzel başlangıçta birçok sorun yaşanabiliyor. Bu durumda ebeveynler kimi zaman ne yapacağına, nasıl davranacağına doğru karar veremiyorlar. Peki, çocuğu okula yeni başlayan veliler nelere dikkat etmeli, karşılaştıkları problemleri nasıl aşmalılar?
anaokulu-yeni-yil

Rehberlik Uzmanı Hakan Baykal, çocukların okula başladığında yeni bir döneme girdikleri için anne-babasının desteğine ihtiyaç duyduğunu vurguluyor. Bu beklentisinin nedeninin aşırı ilgi gördüğü ev ortamından kendisi gibi çok sayıda kişiyle aynı ortamı paylaşmasından kaynaklanabileceğine işaret ediyorlar.

Okula alışma dönemi kısa zamanda nasıl geçirilir:
• Çocuğunuzun içindeki korkuları yenmesi için sabırlı, soğukkanlı ve kararlı olun.
• Agresif tutumlar geliştirmeyin.
• Okula gitmesi için cesaretlendirin. Okula gitmek istemediğinde açık ve anlaşılır konuşarak, sebebini öğrenmeye çalışın.
• Birkaç günden fazla onunla derse girmeyin.
• Her zaman çocuğunuza yanında olabileceğiniz hissini verin.
• Öğretmenle işbirliği içinde olun
• Korku ve tedirginlik 2 haftayı geçerse destek almayı ihmal etmeyin

Çocuğunuzu dinlemeyi ihmal etmeyin!
Okula yeni başlayan çocukların ailelerinin her gün okuldan eve gelince neler yaptığı ile ilgili mutlaka dinlemeleri gerektiğinin önemine dikkat çeken Hakan Baykal, aileleri şöyle uyardı: “Okula yeni başlayan çocuğunuzun anlatacağı çok şey olacaktır. Çocuğunuz için okulda yaşanan çoğu şey orijinaldir. Mutlaka her gün çocuğunuza zaman ayırmalı onun anlatacaklarını ilgiyle dinlemelisiniz.”

Ataşehir Küçük Şeyler Anaokulu

ataşehir anaokulu

Kurumsal

Ailelere, bireylere psikolojik danışma; firmalara yönetim, organizasyon ve insan kaynakları alanlarında eğitim ve danışmanlık hizmetleri sunan firmamız, “Üstün Dökmen Yaşam Boyu Gelişim ve Eğitim Akademisi” 11 Mayıs 2005’te kuruldu. 2006 yılında da bir eğitim markası olarak Küçük Şeyler Akademisi Anaokulunun temelleri atıldı. Her geçen gün artan ilgiyle büyümeye devam eden okullarımız 2012 – 2013 eğitim döneminde 15 ilde 26 okulla hizmet verecektir. Ataşehir Küçük Şeyler Anaokulu da 2010-2011 öğretim yılı itibariyle, çocuklar ve aileler için çıktığı yolda, onlara söz vermiş olmanın bilinciyle hizmet vermektedir.

Hakkımızda – Felsefemiz

Suflör kullanmadan yaşamayı öğrenen çocuklar yetiştirmek:
Kültürümüz ve ülkemizin eğitim sistemi, çocuklarımızı büyüme, gelişme ve eğitim sürecinde suflörlük yaparak yetiştirmeye yatkındır. Hatta bunda bazen o kadar ileri gideriz ki zaman zaman dayanamayıp çocuklarımızın yerine sahneye biz fırlarız. Suflör kullanmadan yaşamayı öğrenen çocuklarımızın, suflör kullanmayan liderler olarak ülkemize katkıda bulunacaklarına inanıyoruz.

Doğayla ve toplumla iletişim ve empati kurabilen çocuklar yetiştirmek:
Doğayla ve toplumla ilgili, farkındalık düzeyi gelişmiş, topluma ve doğaya karşı sorumluluk hisseden çocuklar yaşanabilir bir çevrenin ve çağdaş toplumun güvencesidir.
Çocukların içlerindeki yaşama sevincini, kendiliğindenliği ve yaratılığı tüm yaşamlarına taşımalarını sağlamak:
Okul öncesi dönem bireyin yaşama koşulsuz bakabildiği, büyüme, gelişme, öğrenme ve yaşama sevincinin hissedildiği yaratıcılık ve kendiliğindenliğin en düzeyde olduğu dönemdir. Bu özelliklerin yaşam boyu sürmesi iyi bir okul öncesi eğitimle olasıdır.

Çocuklarda psikolojik düğümler oluşmasını önlemek:
“Psikolojik Düğümler” terimi psikolojide “bitmemiş işler” anlamına gelir. Bireylerde görülen birçok ruhsal sorunun temelinde çocukluk dönemindeki olumsuz yaşantı ve deneyimler olduğu görülmektedir. Küçük Şeyler Akademisi’nde, varsa oluşan psikolojik düğümleri çözmeyi ve psikolojik düğümlerin oluşmasını önlemeyi temel bir ilke olarak benimsiyoruz.
Uyumlaşmış çocuklar yetiştirmek:
Uyumlu olmak, tek taraflı olarak uymak anlamına gelirken, uyumlaşma ise tıpkı selamlaşma gibi karşılıklı bir çaba ve eylem gerektirir. Uyumlaşmada taraflar birbirlerini önemser ve uzlaşırlar.

Ailelere ve topluma “çocuksu” değerleri ve insani değerleri sunmak:
Çocuklarda doğal değerler vardır: Dürüstlük, gerçekçilik, içtenlik, doğallık nedenlerini sorgulama, araştırma vb… Bu değerlerin korunmasını ve yetişkinlik dönemlerinde de canlı kalmasını önemsiyoruz.

Pembe Mavişim Anaokulu

Amacımız;

Bir çiçek düşünün. Bu çiçeğin hep açması ve güzel olması için verimli bir toprağa dikilmesi, sürekli sulanması,
güneş ve sevgi alması gerekir. İşte bizim için çocuklarımız da çiçekler gibidir. Sağlıklı olabilmeleri için nasıl dengeli bir
beslenmeye ihtiyaç duyuyorlarsa, sosyal, matematiksel, sanatsal, içsel, duygusal ve dil gelişimleri için de dengeli ve doğru bir
yaklaşıma ihtiyaç duymaktadırlar.

Okul öncesi dönem, insanın “birey” olma sürecindeki en önemli basamaklardan bir tanesidir. Eğitimciler olarak biz 0-6 yaş döneminin
çok iyi değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Biliyoruz ki okul öncesi eğitimine ilişkin bir çok eğitim /öğretim modeli bulunmaktadır.
Gelişim açısından baktığınızda 0-6 yaş grubu çocukların pek çok genel özellikleri bulunmakla beraber, genel özellikler doğrultusundan ayrılan,
bireysel farklar üzerinde duran ve gizli veya yeterince üzerine durulmamış özellikleri geliştirmeye yönelik programlar önem kazanmaktadır.
Öğrenci merkezli eğitimi benimseyen okulumuz her öğrencinin var olan içsel kapasitesini geliştirmeyi hedefler. Burada önemli olan çocuğun
kendi kendini keşfetmesi ve neleri nasıl öğreneceğini öğrenebilmesidir. Eğitimde, öğrenciyi merkez almayı kabul eden okulumuz, çocuğun
özgüveninin gelişimine ayrıcalıklı önem vermektedir.

Kendine güvenen çocuk ( birey ) duygularını ifade etmede, insanlarla ilişki kurmada cesaretli, keşfetmeye, öğrenmeye, denemeye istekli olur.
Risk almaktan korkmaz çünkü neleri yapabileceğini ve hedeflerine ulaşabilmek için kimlerden yardım isteyeceğini bilir. Çocuklar ilgi
duydukları konulara karşı içsel güdülenmeye sahiptirler. Bu güdülenme onların ilgi duydukları alanlar üzerinde daha çok düşünme, çaba sarf
etme ve zaman harcamalarına neden olur ve öğrenmelerini arttırır. Her öğrencinin içsel güdülenmesini destekleyerek nasıl öğreneceğini
öğretmeyi amaçlamaktayız.

Okul öncesi eğitimi sadece hayata hazırlık değil başlı başına önemli bir dönemdir. Eğitimin doğumdan itibaren başladığına ve hayatın sonuna
kadar devam etiğine inanan okulumuz bu dönem içerisinde edinilen kazanımların bireylerin yaşamında temel oluşturduğunu bilmektedir.
Bu nedenle biz sadece öğretmiyoruz aynı zamanda evrensel insani değerlerin benimsetilmesi ve bir kişilik özelliği haline gelmeleri için
eğitim programımızı yaşamdan gerçek örneklerle zenginleştirerek çocuklarımızın yaparak ve yaşayarak öğrenmeleri doğrultusunda düzenlemekteyiz.

Okul öncesi eğitim, çocuğun ihtiyaç ve ilgilerine uygun olmalı ve tüm duyularına hitap etmelidir. Bunu bir ilke olarak benimseyen okulumuz
çocuklarımızın belirli davranış ve becerileri kazanabilmeleri için ne kadar hazır olup olmadıklarını dikkate alarak gereğinden fazla zorlama
yapmadan eğitim programlarını uygulamaktadır.

pembemavisimanaokulari

pembemavisimanaokulu

pembemavisimancocukkresi

pembemavisimancocukyuvasi

Özel Anakent Okulları

VİZYONUMUZ;

Ülkemizin gelişim ve geleceğinde söz sahibi olan bireyler yetiştirmek, ulusal ve uluslararası platformlarda
akademik standartlarıyla lider bir eğitim kurumu olmaktır.

MİSYONUMUZ ;

Köklü bir eğitim kurumu olarak, öğrencileri; anaokulundan üniversiteye kadar bilimsel değerlerin ön planda yer aldığı,
Atatürk ilke ve devrimlerinin ışığında, onların bireysel özelliklerinin başarıya dönüştürüldüğü ve sürekli gelişimin
hedeflendiği sarmal bir programla, küreselliğin gerektirdiği gibi donatarak, hayata ve geleceğe hazırlamaktır.

Anaokulu Eğitim Öğretim Programı;

Okul öncesi dönem yaşamın temelidir. Bu dönem öğrenme hızının en yüksek olduğu dönemdir.

Okula başlama, zihinsel, bedensel, duygusal ve sosyal açıdan bir hazır oluşu gerektirir. Artık 4-6 yaş çocuğu gerçek yaşama
girmeye hazır gibidir.

Öğrenme alanında çalışmaya ve gerekli becerileri kazanmaya hazırdır. Bir çocuk için okul, daha önce hemen hemen hiç birini
tanımadığı çok sayıda çocukla karşılaşma zorunluluğuyla, uyulması gereken kurallarıyla ve başarılması gereken öğrenim görevleri
ile dolu yepyeni bir sosyal çevredir.

Okul çocuğun katılım olanakları içersinde bir bütün olarak gelişmesi, yaşama sağlıklı, başarılı ve mutlu olması için uygun ortamı
hazırlar, önlemler alır, onu olumlu yönde etkiler.

Bu amaç doğrultusunda Anakent Okulları olarak ;Okulumuzda; 36 –66 ay grubundaki çocukların eğitimleri kendi yaş grupları içinde
yapılır.

Günlük Eğitim Programında yer alan etkinliklerimiz:

Serbest Zaman ve Sanat Etkinlikleri;

Bu süre içinde çocuklar aşağıdakilerden bir ya da birkaçını seçebilirler.

Köşe Etkinlikleri: Evcilik, blok, kukla, kitap, masa, oyuncakları, müzik, fen ve matematik.

Elişi Etkinlikleri: Boya, yoğurma maddeleri, kağıt işleri, kolaj ve proje çalışmaları.

Türkçe Dil Etkinlikleri;

Çocukların anadillerini, en iyi öğrenmelerinin amaçladığı etkinliğe ayrılan sürede çocukların, yeni kelimler öğrenmeleri,
düzgün konuşmaları, kendilerini sözle ifade etmeleri vb. sağlar. Bu bölümde hikaye, tekerleme, bilmece, şiir, parmak oyunları,
dramatizasyon çalışmalarına yer verilir.

Oyun ve Hareket;

Çocuklara, hareket özgürlüğü sağlama, dikkatini toplama, ilgilerini saptama, bedenini denetim altına alma, karar verme,
mantık yürütme gibi gelişimleri sağlamayı amaçlayan bu etkinliğe ayrılan sürede, ilgi ve yaş gruplarına göre seçilen oyunlar ve
hareket çalışmaları düzenlenir.

Müzik;

Ayrılan süre içinde çocukların sosyalleşme, dil gelişimi, bir gruba ait olma, ritme karşı duyarlı olma, kendilerini ifade etme,
güven ve başarı duyguları kazanmaları amaçlanır. Bu amaçları gerçekleştirmede: şarkı söyleme, müzik dinleme, ritm çalışmaları,
ses çalışmaları, tempo, dramatizasyon, yaratıcı dans, orff çalışmalarına yer verilir.

Okuma- Yazmaya Yöneltici Çalışmalar;

Öğrencilerin algılama, akıl yürütme, problem çözme, dikkat toplama, hatırlayabilme, kas gelişimi, el- göz koordinasyonu,
eşleştirme, ilişki kurma, gruplama gelişimlerini sağlamayı amaçlayan etkinliğe ayrılan sürede çeşitli görsel ve işitsel
malzemelerle oyun ve aktivite çalışmalarına yer verilir.

Fen ve Matematik;

Öğrencilerin çevrelerini tanıma, yeni öğrenmelere istekli olma, araştırma yapma, sorgulamalarına olanak tanıyan, bilgilerini
zenginleştirmelerini amaçlayan etkinliğe ayrılan sürede: bitki yetiştirme, hayvan besleme, deney yapma, inceleme gezileri yapılır.

ozelanakentanaokullari

ozelanakentanaokulu

ozelanakentcocukkresi

ozelanakentcocukyuvasi

Minik Panda Anaokulu

Biz kimiz ?

Minik Panda Anaokulu, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olarak kurulmuş bir anaokuludur. Minik Panda Anaokulu,
kurucu eğitimcilerinin eğitim anlayışı doğrultusunda kaliteli ve ilkeli eğitim hizmeti sunan bir okul öncesi
eğitim okuludur. Öncelikli amacı okul öncesi eğitimdir. Çocuklarımızın kendi yaş düzeylerinin gerektirdiği özelliklere
uygun olarak zihinsel, bedensel ve sosyal gelişimlerini destekleyen eğitim vermeyi aynı zamanda demokratik, sevgi dolu
bir ortamda bağımsızlık, yaratıcılık, sorumluluk ve paylaşma duygularını geliştirmeyi amaçlamaktadır.

Neden Minik Panda ?

Minik Panda Anaokulu belirlediği eğitimsel hedeflere yürürken okul öncesi eğitimde gerek eğitimsel gerekse ticari anlamda
yapılan yanlışlara düşmemek adına ‘önce çocuk’ ilkesini benimsemiştir. Okulumuz, çocuklarımızın doğal öğrenme ve gelişim
sürecine ket vuracak her türlü olumsuz kurumsal rekabete karşı durmaktadır. Okulumuz yetiştirdiği çocukların öğrenme isteğini
ve arzusunu köreltmemeyi birincil görevi kabul etmiştir. Okulumuz çocuklarımızın yaş gruplarının gerektirdiği eğitimi;
eğitim biliminin rehberliğinde, program dahilinde ve psikolog eşliğinde vermektedir. Bilinmelidir ki ileride okul korkusu/kaygısı
olarak ortaya çıkan olumsuzluklara çoğu zaman okul öncesi eğitimde yapılan yanlışlıklar yol açmaktadır. Çocuklarımız kendi doğaları
gereği zaten meraklı, öğrenmeye açık ve kendi çizgisince sosyaldir. Okulumuzun ilk ödevi işte bu durumu uygun eğitimsel çevrede,
uzman eğitimciler ve bilimsel programlarla devam ettirilebilir hale getirmektir. Yoksa basit, şekilci ve geçici öğrenmeler yoluyla
veli kandırmacası yapmak telafi edilemez bireysel ve toplumsal sonuçlar doğurur. Minik Panda Anaokulu bu tür eğitimsel kaygılardan
doğmuş, topluma karşı sorumluluğunu benimsemiş, eğitimi sevda haline getirmiş eğitimcilerin açmış olduğu bir eğitim kurumudur.

Çünkü Minik Panda Anaokulu;

– Çocukların ‘önce çocuk’ olduğunu unutmayan çocuk olabilen çocuk merkezli bir okul…

– Mutlu çocuk için mutlu çalışan prensibiyle hareket eden içinde herkesin gülümsediği kendini mutlu ve güvende hissettiği,
sevgi dolu sevgi kokan bir okul…

– Uzmanlığa ve yetkinliğe inandığı için 5 branş dersini 6 branş uzmanı öğretmenle yapan bir okul…

– Hayatın birinci ilkesinin dürüstlük olduğuna inanan, olumlu – olumsuz her konuda ailelerine karşı şeffaf ve dürüst davranan,
dürüstlük ilkesini çocuklarına yaşayarak gösteren bir okul…

– Çalışanlarının da anne baba olduğu, bir ailenin sahip olduğu en değerli varlığını, geleceğini emanet almanın nasıl bir sorumluluk
yüklediğinin farkında olan bir okul…

– Çocukların sağlığının korunmasının, sağlıklı beslenmesinin hiçbir maddi değerle ölçülemeyecek kadar kutsal olduğunu bilen ve buna göre hareket eden bir okul…

– Hayatın içinden ama hayata örnek ‘DOĞAL’ bir okul…

– Tüm sorumluluğu öğretmenin üstlendiği bir ortam yerine, yetişkinle çocuğun sorumluluğu paylaştıkları bir okul…

– Sadece öğretmenin sesinin duyulduğu bir ortam yerine çocukların sesinin duyulduğu bir okul…

– Bilginin öğretmen tarafından sadece aktarıldığı bir ortam yerine bilginin yaparak yaşayarak edinildiği bir okul…

– Çocukların diğer çocuklardan izole bir şekilde sadece kendi yaşıtlarıyla birlikte olduğu bir ortam yerine çeşitli
yaşlardaki çocukların birlikte çalışmalarını destekleyen bir okul…

– Çocukların eksikliklerini vurgulayan, hatadan doğruya gitmeye çalışan bir ortam yerine onların olumlu yönlerini vurgulayarak
özgüven gelişimini ve davranış değişliğini gerçekleştiren bir okul…

– Sürekli çocuk adına karar veren, yaşadıkları tüm problemleri onun yerine çözen bir ortam yerine problemlerinin çözümünde onu
yüreklendiren bir okul…

– Çocuklara mutlak doğruları ezberletmeye çalışan bir ortam yerine, mavinin yanında yeşil veya sarı bir gökyüzü de hayal
etmelerini destekleyen bir okul…

– Parasıyla değil, velisiyle yaşayan, büyüyen bir okul…

– Yapıyormuş, görüyormuş gibi değil, gerçekten yapan, yaşayan, yaşatan, gören ve gözeten bir okul…

minikpandaanaokullari

minikpandaanaokulu

minikpandacocukkresi

minikpandacocukyuvasi